İş Yargısında Zorunlu Arabuluculuk

I. ZORUNLU ARABULUCULUĞA İLİŞKİN DÜZENLEME A- Arabuluculuk ile Zorunlu Arabuluculuk Kavram ve Tanımları 1. Arabuluculuk Kavram ve Tanımı Arabulucu kelimesi “bir anlaşmazlıkta tarafları uzlaştıran kimse, aracı, uzlaştırıcı”; arabuluculuk ise “uzlaştırıcılık” anlamını taşımaktadır[1]. Bununla birlikte arabuluculuk etmek de “ara bulmada yardımcı olmak” şeklinde ifade edilmiştir[2]. Arabuluculuk ve uzlaştırıcılık Türk dili bakımından her ne kadar eş anlamlı […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Özellik Arz Eden Bazı Durumlar

I. Yabancı Mahkeme Kararının Gerekçesiz Olması Yabancı mahkeme kararının tenfizinde kamu düzeni müdahalesi yönünden özellik arz eden ve Türk hukukunda uzun süre tartışmalı olan bir konu, yabancı mahkeme kararının gerekçesiz olması hâlinde tenfiz talebinin reddedilip reddedilmeyeceğidir.  Konuya ilişkin olarak Yargıtay daireleri uzun yıllar birbirinden farklı kararlar vermiştir. Örneğin Yargıtay Temyiz Ticaret Dairesi, 01.04.1961 tarihinde Alman […]

Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizinde Kamu Düzenine Aykırılığın İncelenmesi

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 54/1-c uyarınca, Türk mahkemelerince tenfiz kararı verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekmektedir. Hâkim, hükmün kamu düzenine aykırı olup olmadığını resen dikkate alacaktır[1]. Ancak tarafların da kamu düzenine aykırılık iddiasını ileri sürme hakları mevcuttur[2]. Kanun koyucu MÖHUK md. 54’te kamu […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Kamu Düzeni

Gerek iç hukukta gerek milletlerarası hukukta sıklıkla karşılaşılan bir kavram olan kamu düzeni, “Toplumun huzur ve sükununu sağlayan, devletin korunmasını amaçlayan, toplumun, her alandaki düzeninin temelini oluşturan, toplumdaki fertlerin birbirleri ile olan uyuşmazlık ve anlaşmazlıklarını düzenleyici kuralları öngören hüküm ve kuralların tamamı” olarak ifade edilmektedir[1]. Ayrıca söz konusu kavram, “belirli bir ülkede, belirli bir zamanda […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Tenfizi İçin Aranan Şartlar

Türk hukukunda yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 50 ila 63 arasında düzenlenmiştir. MÖHUK’ta düzenlenen şartların varlığı hâlinde yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi mümkün olmakla birlikte, öğretide, kişilerin söz konusu yabancı mahkeme kararına rağmen tanıma ve tenfiz talep etmeyerek, Türk mahkemelerinde ayrı bir […]

Tanıma ve Tenfiz Nedir?

Bir ülkenin egemenlik sınırları içerisinde yargı organı tarafından verilen bir kararın, başka bir ülkede de hüküm ve sonuç doğurabilmesi, o kararın tanınması ve tenfiziyle sağlanmaktadır. Bu noktada tanıma ve tenfiz kavramlarının ne anlama geldiğine değinmekte yarar vardır. Mahkemelerce verilen kararların kesin hüküm kuvveti özelliği bulunmaktadır[1]. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 294/1 uyarınca, yapılan bir […]

AYM Tutuklamanın Hukuki Olmaması Nedeniyle Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine Karar Verdi!

29 Ocak 2020 tarih ve 31023 sayılı Resmî Gazete’de Anayasa Mahkemesinin 31 Ekim 2019 tarih ve 2016/14597 başvuru numaralı Mustafa Özterzi başvurusuna ilişkin kararı yayımlanmıştır. Karara konu olayda, başvurucu, görevli ve yetkili olmayan merciler tarafından hukuka aykırı olarak “ağır cezalık suçüstü hâli” olmadan arama kararı verildiğini, evinde ve iş yerinde haksız şekilde arama yapıldığını, bu […]

Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirilmesi

Yargıtay kararlarında genel olarak ceza yargılaması sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için “her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunması[1]” gerektiğine değinilmektedir. Yüksek Mahkeme bahsi geçen kavramlara ilişkin bir tanım ve açıklamaya yer vermemekle birlikte, esas itibarıyla suçun sanık tarafından işlendiğinin kesin olarak ispat edilmesi gerektiğine yönelik bir değerlendirme yapmaktadır[2]. Bu kapsamda şüpheden […]

Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin Uygulanması ve Koşulları

Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin temel olarak -sanığın suçu işlediğinin kesin olarak ispat edilememesi nedeniyle- hâkim tarafından beraat kararı verilmesi aşamasında uygulandığı kabul edilmektedir. Ayrıca doktrinde, sanığın ancak ispat edilen hususlardan sorumlu olabileceği, dolayısıyla şüpheden sanık yararlanır ilkesinin sadece beraat kararına değil, bir bütün olarak ceza sorumluluğuna ilişkin olduğu ileri sürülmektedir[1]. Bu doğrultuda ilkenin manevi unsur, […]

2020 Yılı Tanıklık Ücret Tarifesi Yayımlandı!

20 Aralık 2019 tarih ve 30984 sayılı Resmî Gazete’de 2020 Yılı Tanıklık Ücret Tarifesi yayımlanmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu md. 61 hükmüne dayanılarak hazırlanan bu Tarifenin amacı, ceza muhakemesi sırasında Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrılan tanıklara verilecek ücretin miktarı ile ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Tanığa, tanıklık nedeniyle kaybettiği zamanla […]