Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Savunma Hakkına Uygun Karar Verilmesi

I. Genel Olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 54’te, Türk mahkemeleri tarafından yabancı bir mahkeme kararı hakkında tenfiz kararı verilebilmesi için gerekli olan şartlar hüküm altına alınmıştır. Maddenin (ç) bendinde yer alan tenfiz şartlarından birisi de “O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne […]

Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizinde Yetki Şartının Karşılaştırmalı Hukuk Yönünden Değerlendirilmesi

I. Hukuki ve Ticari Konularda Mahkemelerin Yetkisi ve Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında 1215/2012 sayılı AB Konsey Tüzüğü (Gözden Geçirilmiş Brüksel I Tüzüğü) İkinci Dünya Savaşından sonra özellikle kömür ve çelik üretimi için Avrupa ülkeleri arasında ortak pazar kurma önerisi doğrultusunda altı kurucu üye (Belçika, Batı Almanya, Fransa, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda) tarafından oluşturulan […]

Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizinde Münhasır Yetki ve Aşkın (Aşırı) Yetki Şartının İncelenmesi

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 54’te düzenlenen tenfiz (ve tanıma) şartları açısından önem arz eden bir husus, bu şartların Türk mahkemelerince resen veya itiraz üzerine incelenmesine ilişkindir. Nitekim Kanun sistematiği çerçevesinde, MÖHUK md. 50 uyarınca belirlenen şartları taşıyan bir yabancı mahkeme kararı olması hâlinde Türk hâkimi, -karşılıklılık şartı hariç […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Savunma Hakkına İlişkin Şartın Karşılaştırmalı Hukuk Yönünden Değerlendirilmesi

I. Hukuki ve Ticari Konularda Mahkemelerin Yetkisi ve Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında 1215/2012 sayılı AB Konsey Tüzüğü (Gözden Geçirilmiş Brüksel I Tüzüğü) İkinci Dünya Savaşından sonra özellikle kömür ve çelik üretimi için Avrupa ülkeleri arasında ortak pazar kurma önerisi doğrultusunda altı kurucu üye (Belçika, Batı Almanya, Fransa, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda) tarafından oluşturulan […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Kamu Düzeni ve Savunma Hakkı Arasındaki İlişki

Öğreti[1] ve yargı kararları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunda tenfiz şartı olarak düzenlenen kamu düzenine aykırılık ile savunma hakkına uygun davranılması hususlarının kimi zaman birlikte ele alındığını göstermektedir. Bu nedenle MÖHUK’ta tenfiz şartları olarak düzenlenen kamu düzeni ile savunma hakkı arasındaki ilişkiye kısaca değinmekte fayda görülmektedir. MÖHUK md. 54/c’de yer […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Özellik Arz Eden Bazı Durumlar

I. Yabancı Mahkeme Kararının Gerekçesiz Olması Yabancı mahkeme kararının tenfizinde kamu düzeni müdahalesi yönünden özellik arz eden ve Türk hukukunda uzun süre tartışmalı olan bir konu, yabancı mahkeme kararının gerekçesiz olması hâlinde tenfiz talebinin reddedilip reddedilmeyeceğidir.  Konuya ilişkin olarak Yargıtay daireleri uzun yıllar birbirinden farklı kararlar vermiştir. Örneğin Yargıtay Temyiz Ticaret Dairesi, 01.04.1961 tarihinde Alman […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Kamu Düzenine Aykırılık Teşkil Eden Durumlar

Kamu düzeni kavramının tanımı ile kapsamı zamana ve yere göre değiştiğinden, Türk hukukunda kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil eden durumlar öğreti ve yargı kararlarıyla belirlenmiştir. Bu kapsamda yabancı mahkeme kararının hüküm fıkrasının Anayasanın veya hukuk sisteminin temel ilkelerine, Türk toplumunun ahlak yapısı ve âdetlerine aykırı olması; Anayasada yer alan temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan veya […]

Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin Hukuki Dayanağı

Ceza muhakemesi hukukunun amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Doktrinde maddi gerçek, geçmişte yaşanmış ve bitmiş bir olay veya olaylar bütününün deliller aracılığıyla ortaya konulmuş hâli olarak tanımlanmaktadır[1]. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında ise adil bir yargılama yapılarak şüpheli ve sanığın haklarının korunması gerekmektedir. Nitekim mahkemelerin keyfi kararlar vermesi ve kişilerin mutlaka suçlu sayılarak cezalandırılmasının önüne geçilmesi […]

Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin Anlamı ve Hukuki Niteliği

Şüpheden sanık yararlanır ilkesi, ispat konusunda bir hususun şüpheli kalması hâlinde sanık lehine yorum yapılarak bir karara varılması anlamına gelmektedir[1]. Nitekim suçsuzluk karinesi ile hukuk devleti ilkesinin bir sonucu olarak, ceza yargılaması sonucunda suçsuz bir kimsenin cezalandırılmasındansa suçlu bir kimsenin cezasız kalması tercih edilmektedir. Aksi takdirde, hakkındaki şüpheye itibar edilerek suçsuz bir kimsenin cezalandırılması, toplumun […]

Kişilik Haklarının Korunması

Kişilik haklarına ilişkin özel hukukta genel koruma getiren hükümler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (md. 23, 24) ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda(md. 56, 58) düzenlenmiş bulunmaktadır. Nitekim TMK’nin 23, 24 ve 25. maddeleri, kişilik haklarının korunması konusunda temel kaynak niteliği taşımaktadırlar. Bu temel düzenlemeler dışında, kanunlarımızda bazı kişisel varlıkları özel olarak düzenleyen hükümler de […]