İş Yargısında Zorunlu Arabuluculuk

I. ZORUNLU ARABULUCULUĞA İLİŞKİN DÜZENLEME A- Arabuluculuk ile Zorunlu Arabuluculuk Kavram ve Tanımları 1. Arabuluculuk Kavram ve Tanımı Arabulucu kelimesi “bir anlaşmazlıkta tarafları uzlaştıran kimse, aracı, uzlaştırıcı”; arabuluculuk ise “uzlaştırıcılık” anlamını taşımaktadır[1]. Bununla birlikte arabuluculuk etmek de “ara bulmada yardımcı olmak” şeklinde ifade edilmiştir[2]. Arabuluculuk ve uzlaştırıcılık Türk dili bakımından her ne kadar eş anlamlı […]

Ticari Uyuşmazlıkların İhtiyari Arabuluculuğa Elverişliliği

I. UYUŞMAZLIK VE ARABULUCULUĞA GENEL BİR BAKIŞ A- Uyuşmazlık ile Ticari Uyuşmazlık Kavramları 1. Uyuşmazlık Kavramı Uyuşmazlık kelimesi, “uyuşmama” hâlini ifade etmekte; iki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, anlaşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza ve sürtüşme anlamlarını taşımaktadır[1]. Anlaşmazlık ve uyuşmazlık kelime anlamı itibarıyla her ne kadar eş anlamlı olarak kullanılsa da; bu […]

İhtiyati Tedbirde Teminat Gösterilmesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 392. maddesi uyarınca, kural olarak, ihtiyati tedbir talep eden kişi, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. HMK, teminat gösterilmesini bir zorunluluk olarak düzenlemekle beraber, burada hâkime teminat alıp almama konusunda bir takdir yetkisi tanındığı kabul edilmektedir[1]. Nitekim kanunda da […]

Teminat Karşılığı İhtiyati Tedbirin Değiştirilmesi veya Kaldırılması

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 395. maddesinde, “(1) Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir. (2) Teminatın tutarı, tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına göre; türü̈ ise 87 nci maddeye göre tayin edilir. (3) İtiraza ilişkin 394 üncü […]

İhtiyati Tedbirde Teminatın İadesi

Teminatın iadesine ilişkin düzenleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 392. maddesinin 2. fıkrasında yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, teminat, asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine iade edilir. Teminatın iadesi için bir aylık sürenin başlangıcı bakımından iki ayrı durum birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmiştir. Buna […]

İhtiyati Tedbirde Teminatın Amacı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 390. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkemenin, ihtiyati tedbire karar vermesi için tedbir talebinde bulunanın haklı olduğuna ilişkin tam bir kanaatin oluşması aranmamaktadır. Nitekim hâkim tedbire karar vermekle işin esasına ilişkin henüz bir karar vermiş olmamaktadır. İhtiyati tedbire karar verilmesi için yaklaşık ispatın yeterli sayılması ile karşı tarafın veya üçüncü kişilerin […]

İhtiyati Tedbirde Teminat Nedir?

İhtiyati tedbirde teminatın hukuki dayanağı esas itibarıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 392. maddesinde yer almaktadır. “İhtiyati tedbirde teminat gösterilmesi” başlıklı 392. madde, “(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum […]

İhtiyati Tedbir Yargılamasında Yaklaşık İspat Ölçüsü

İhtiyati tedbir yargılamasında özellik arz eden hususlardan birisi de, ispatta karşımıza çıkmaktadır. İhtiyati tedbir talebinde bulunan taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebeplerini, davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, ihtiyati tedbir yargılamasında tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilmektedir. HMK’nin 390. maddesinin 3. fıkrası, “Tedbir talep eden […]

İhtiyati Tedbir Yargılamasında Hukuki Dinlenilme Hakkı

Genel anlamda geçici hukuki koruma, özel olarak ise ihtiyati tedbir yargılamasında, özellik arz eden iki durum bulunmaktadır. Bunlardan birisi, hukuki dinlenilme hakkına, diğeri ise ispat ölçüsüne ilişkindir[1]. İhtiyati tedbir yargılaması, basit ve kısa süren bir yargılamadır. İhtiyati tedbir kararının bir an önce verilmesinin gerektiği hâllerde, karşı tarafa haber verilmesi, tedbirin amacını engelleyecek bir durum ortaya […]

İhtiyati Tedbir Yargılamasında Yargılama Usulü

İhtiyati tedbirin bir dava olmadığı, hukuk mahkemesinin asıl görevinin yanı sıra yerine getirdiği bir değişik iş olduğu kabul edilmektedir. Bu anlamda ihtiyati tedbir talepleri mahkemede “D.İş” şeklinde ayrı bir kayıtta tutulmaktadır[1]. Ayrıca dava açılmadan önce ihtiyati tedbir talep edilmesi hâlinde, ihtiyati tedbir yargılamasında yargılamanın sujeleri, ihtiyati tedbir talep eden ve karşı taraf olarak ifade edilmelidir[2]. […]