Devlet Sırlarının Korunması ve İstihbarat Görevi Gereği Yapılan Atama Hukuka Uygundur!

14 Ekim 2016 tarih ve 29857 sayılı Resmî Gazete’de Anayasa Mahkemesinin 21 Eylül 2016 tarih ve 2014/8203 başvuru sayılı Ö. Ç. başvurusuna ilişkin kararı yayımlanmıştır. Karara konu olayda başvurucu Ö. Ç., Millî İstihbarat Teşkilatında görev yaptığı sırada A. Ö. isimli kişiyle evlenmesi için izin verilmesini talep etmiş; MİT tarafından A. Ö. hakkında yapılan güvenlik soruşturması […]

Evlilik Birliğinde Sadakat Yükümlülüğünün Kapsamı

Evlilik birliğinin kurulması ile eşlerin -eşit olarak- üstlendikleri sadakat yükümlülüğünün kapsamı konusunda 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ayrıntılı bir düzenleme yapılmamış, sadece eşlerin birbirlerine sadık olmak zorunda oldukları ifade edilmiştir. Bu bağlamda, evliliğin genel hükümlerinin eşler yönünden yorumlanabilmesi için sadakat yükümlülüğünün kapsamının belirlenmesinde fayda görülmektedir. TMK uyarınca sadakat yükümlülüğünün ilk ve en önemli görünümü eşlerin […]

Zina Hâlinde Mirasçılıktan Çıkarma

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 185. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen sadakat yükümlülüğünü ihlal eden davranışlar, evlilik birliğinin korunması ve devamının sağlanması amacına ters düşmektedir. Cinsel sadakat, sadakat yükümlülüğünün kapsamına girmekte ve zina eylemi bu yükümlülüğünün ihlali anlamına gelmektedir. Bu kapsamda, TMK’nin 510. maddesinde düzenlenen 2. bent uyarınca zinanın, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlal […]

Zina Eylemine Katılan Üçüncü Kişinin Hukuki Sorumluluğu Nedir?

I. Öğretide Yer Alan Görüşler A- Sadakat Yükümlülüğünün Hukuki Niteliği Yönünden 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 185. maddesinin 3. fıkrasında evlilik birliğinden doğan sadakat yükümlülüğü hüküm altına alınmış olup, buna göre eşler evlilik birliğinin devamı süresince birbirlerine sadık kalmak zorundadırlar. Ancak sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşin bu eylemi birlikte gerçekleştirdiği üçüncü kişinin hukuki sorumluluğu, özellikle […]

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Zinaya İlişkin Hükmün Değerlendirilmesi

I. Hükme İlişkin Görüşler Zina sebebiyle boşanma kararı verilmesi durumunda, kusurlu eşin katılma alacağının azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 236. maddesi hükmü öğretide çeşitli eleştirilere maruz kalmıştır[1]. Anılan maddeyle ilgili eleştiriler, TMK’nin 252. maddesinde paylaşmalı mal ayrılığına ilişkin hüküm için de benzer olarak ileri sürülmektedir. TMK’nin 236. maddesine ilişkin eleştirilerden biri, […]

Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejiminde Zinaya İlişkin Düzenleme

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 244 ila 255. maddeleri arasında, seçimlik mal rejimlerinden biri olan paylaşmalı mal ayrılığına ilişkin kurallara yer verilmiştir. Kanun koyucu, evlilik birliğinin devamında ve sona ermesinde eşlerin mal varlığına ilişkin düzenlemeler yaparken sadece yasal mal rejimi ile sınırlı kalmamış, eşlerin özellikle mali ilişkilerini istedikleri gibi düzenleyebilmeleri amacıyla bazı mal rejimi türleri […]

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Zinaya İlişkin Düzenleme

I. Genel Olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Yasal mal rejimi” başlıklı 202. maddesi uyarınca, eşler arasında asıl olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır. Mal rejimi kuralları, eşlerin evlilik birliğinin devamında ve sona ermesinde mal varlıkları üzerindeki hak ve yükümlülükleri düzenlemekte olup, yasal mal rejimi eşlerin bu konuda bir seçim yapmasına gerek kalmaksızın kanun gereği […]

Zina Sebebiyle Açılan Boşanma Davasında Çocukla Kişisel İlişki Kurulması

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 323. maddesinde, anne ve babanın çocukla kişisel ilişki kurmasına ilişkin, “Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir” hükmü yer almaktadır. Bahsi geçen düzenleme uyarınca, boşanma davası sonucunda velayet hakkı kendisine bırakılmayan eşin, ortak çocukla kişisel ilişki kurma […]

Zina Sebebiyle Açılan Boşanma Davasında Velayet

I. Genel Olarak Velayet Velayete ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 335 ila 351. maddeleri arasında düzenlenmiş, ancak anılan hükümlerde velayetin bir tanımı yapılmamıştır. Bununla birlikte söz konusu hükümlerde velayetin kurulmasına, kapsamına, anne ile babanın yükümlülüklerine ve çocuğun korunmasına ilişkin özellik arz eden durumlara ayrıntılarıyla yer verilmiştir. Velayet, küçükler ile bazı durumlarda kısıtlı ergin […]

Zina Sebebiyle Açılan Boşanma Davasında İştirak Nafakası

Boşanma veya ayrılık kararı verilmesi hâlinde çocuklar yönünden anne ve babanın hakları 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Hâkimin takdir yetkisi” başlıklı 182. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 2. fıkrasında, velayet hakkı kendisine bırakılmayan eş ile çocuğun kişisel ilişki kurması yanında, bu eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma zorunluluğu da hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda bahsi geçen […]

1 2 3