Soruşturmanın Sorumluların Tespiti ve Cezalandırılmasını Sağlayabilecek Şekilde Etkili Yürütülmemesi Hak İhlalidir!

28 Temmuz 2020 tarih ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de Anayasa Mahkemesinin 09 Haziran 2020 tarih ve 2016/13985 başvuru numaralı Feride Kaya (2) başvurusuna ilişkin kararı yayımlanmıştır. Karara konu olayda, başvurucu, yasa dışı örgüt üyelerine yardım etme suçu şüphesiyle 27 Eylül 2002 tarihinde gözaltına alınmış, 29 Eylül 2002 tarihinde tutuklanarak Çorum Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmiştir. […]

Yabancı Mahkeme Kararının Kamu Düzenine Aykırı Olmasının Sonucu

Türk mahkemelerince yapılan inceleme sonucunda, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 54/1-c gereğince yabancı mahkeme kararında yer alan hükmün kamu düzenine açıkça aykırı olduğu tespit edilirse tenfiz talebi reddedilecektir. Yabancı bir mahkeme kararının Türk hukukunda kesin hüküm ve kesin delil etkisi ancak söz konusu kararın tanınması ile mümkündür. Mahkeme kararının […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Kamu Düzenine Aykırılık Teşkil Eden Durumlar

Kamu düzeni kavramının tanımı ile kapsamı zamana ve yere göre değiştiğinden, Türk hukukunda kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil eden durumlar öğreti ve yargı kararlarıyla belirlenmiştir. Bu kapsamda yabancı mahkeme kararının hüküm fıkrasının Anayasanın veya hukuk sisteminin temel ilkelerine, Türk toplumunun ahlak yapısı ve âdetlerine aykırı olması; Anayasada yer alan temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan veya […]

Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizinde Kamu Düzenine Aykırılığın İncelenmesi

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 54/1-c uyarınca, Türk mahkemelerince tenfiz kararı verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekmektedir. Hâkim, hükmün kamu düzenine aykırı olup olmadığını resen dikkate alacaktır[1]. Ancak tarafların da kamu düzenine aykırılık iddiasını ileri sürme hakları mevcuttur[2]. Kanun koyucu MÖHUK md. 54’te kamu […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Tenfizi İçin Aranan Şartlar

Türk hukukunda yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 50 ila 63 arasında düzenlenmiştir. MÖHUK’ta düzenlenen şartların varlığı hâlinde yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi mümkün olmakla birlikte, öğretide, kişilerin söz konusu yabancı mahkeme kararına rağmen tanıma ve tenfiz talep etmeyerek, Türk mahkemelerinde ayrı bir […]

Tanıma ve Tenfiz Nedir?

Bir ülkenin egemenlik sınırları içerisinde yargı organı tarafından verilen bir kararın, başka bir ülkede de hüküm ve sonuç doğurabilmesi, o kararın tanınması ve tenfiziyle sağlanmaktadır. Bu noktada tanıma ve tenfiz kavramlarının ne anlama geldiğine değinmekte yarar vardır. Mahkemelerce verilen kararların kesin hüküm kuvveti özelliği bulunmaktadır[1]. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 294/1 uyarınca, yapılan bir […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi

Devletlerin egemenlik hakkı gereği, her devletin kendi yargı organı o devlet sınırları içerisinde ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözmeye yetkili olup, bu organ tarafından verilen kararlar da o devletin sınırları dâhilinde hüküm ve sonuç doğurmaktadır[1]. Bu kapsamda, bir devletin yargı organı tarafından verilen kararın, başka devlet sınırları içerisinde hüküm ve sonuç doğurması yönünde bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bir […]

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulundan Nafaka Kararı!

26 Eylül 2019 tarih ve 30900 sayılı Resmî Gazete’de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 22 Mart 2019 tarih ve 2017/7 E. 2019/2 K. sayılı kararı yayımlanmıştır. Nafaka borçlusu tarafından nafaka alacaklısına yapılan ödemelerin, ödeme belgelerinde nafakaya ilişkin açıklama olmasa dahi nafaka borcundan mahsubunun hakkaniyete uygun olması nedeniyle, borçlunun borcundan mahsup edilip edilmemesi ile ilgili […]

Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi Davasında Davacı Kimdir?

Anonim şirketin feshi davası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 531 uyarınca, halka kapalı anonim şirketlerde “sermayenin en az onda birini temsil eden payların sahipleri” ve halka açık anonim şirketlerde “sermayenin en az yirmide birini[1] temsil eden payların sahipleri”; kısa ifadesiyle, azınlık tarafından açılabilir. Bu oranda paya tek bir pay sahibi sahip olabileceği gibi birden […]

İhtiyati Tedbir Yargılamasında Yargılama Usulü

İhtiyati tedbirin bir dava olmadığı, hukuk mahkemesinin asıl görevinin yanı sıra yerine getirdiği bir değişik iş olduğu kabul edilmektedir. Bu anlamda ihtiyati tedbir talepleri mahkemede “D.İş” şeklinde ayrı bir kayıtta tutulmaktadır[1]. Ayrıca dava açılmadan önce ihtiyati tedbir talep edilmesi hâlinde, ihtiyati tedbir yargılamasında yargılamanın sujeleri, ihtiyati tedbir talep eden ve karşı taraf olarak ifade edilmelidir[2]. […]