Davayla İlgili Belgelerin Dilekçeye Eklenmesi Gizli Bilgi ve Belgelerin İfşası Değildir!

Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 27 Kasım 1998 tarih ve 1996/381 E. 1998/597 K. sayılı kararı, davacının Millî İstihbarat Teşkilatı meslek memurluğundan Millî Kütüphane Başkanlığı şefliğine atanmasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davada verilen kararın temyiz incelemesine ilişkindir. Karara konu olayda, MİT’te kadro karşılığı sözleşmeli […]

MİT Personelinin Resmî Görevi Dışında Bir Kimseyi Takip Etmesi Özel Hayat Kapsamında Değerlendirilemez!

19 Mart 2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru, görev yeri değişikliğinin özel yaşamdaki hususlara ilişkin olması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. 09 Mayıs 2018 tarih ve 2015/5037 başvuru numaralı karara konu olayda, Millî İstihbarat Teşkilatı Ankara Bölge Başkanlığında uzman olarak görev yapmakta olan başvurucu M. T. hakkında, çocuklarının velayetini alabilmek […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Savunma Hakkına İlişkin Hükmün Kapsamı

Gerek 2675 sayılı mülga Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunda gerek 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunda, hangi hâllerin savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğu sayılmıştır. MÖHUK md. 54/ç uyarınca, Türk mahkemelerince yabancı bir mahkeme kararı hakkında tenfiz kararı verilebilmesi için, anılan bentte sayılan durumlardan birinin gerçekleşmemiş olması gerekmektedir. Olumsuz […]

Soruşturmanın Sorumluların Tespiti ve Cezalandırılmasını Sağlayabilecek Şekilde Etkili Yürütülmemesi Hak İhlalidir!

28 Temmuz 2020 tarih ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de Anayasa Mahkemesinin 09 Haziran 2020 tarih ve 2016/13985 başvuru numaralı Feride Kaya (2) başvurusuna ilişkin kararı yayımlanmıştır. Karara konu olayda, başvurucu, yasa dışı örgüt üyelerine yardım etme suçu şüphesiyle 27 Eylül 2002 tarihinde gözaltına alınmış, 29 Eylül 2002 tarihinde tutuklanarak Çorum Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmiştir. […]

Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirilmesi

Yargıtay kararlarında genel olarak ceza yargılaması sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için “her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunması[1]” gerektiğine değinilmektedir. Yüksek Mahkeme bahsi geçen kavramlara ilişkin bir tanım ve açıklamaya yer vermemekle birlikte, esas itibarıyla suçun sanık tarafından işlendiğinin kesin olarak ispat edilmesi gerektiğine yönelik bir değerlendirme yapmaktadır[2]. Bu kapsamda şüpheden […]