Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Özellik Arz Eden Bazı Durumlar

I. Yabancı Mahkeme Kararının Gerekçesiz Olması Yabancı mahkeme kararının tenfizinde kamu düzeni müdahalesi yönünden özellik arz eden ve Türk hukukunda uzun süre tartışmalı olan bir konu, yabancı mahkeme kararının gerekçesiz olması hâlinde tenfiz talebinin reddedilip reddedilmeyeceğidir.  Konuya ilişkin olarak Yargıtay daireleri uzun yıllar birbirinden farklı kararlar vermiştir. Örneğin Yargıtay Temyiz Ticaret Dairesi, 01.04.1961 tarihinde Alman […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Tenfizi İçin Aranan Şartlar

Türk hukukunda yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun md. 50 ila 63 arasında düzenlenmiştir. MÖHUK’ta düzenlenen şartların varlığı hâlinde yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi mümkün olmakla birlikte, öğretide, kişilerin söz konusu yabancı mahkeme kararına rağmen tanıma ve tenfiz talep etmeyerek, Türk mahkemelerinde ayrı bir […]

AYM Etkili Bir Ceza Soruşturması Yürütülmemesinin Yaşam Hakkının İhlali Olduğuna Karar Verdi!

19 Şubat 2020 tarih ve 31044 sayılı Resmî Gazete’de Anayasa Mahkemesinin 09 Ocak 2020 tarih ve 2014/4926 başvuru numaralı Şehmus Altındağ ve Diğerleri başvurusuna ilişkin kararı yayımlanmıştır. Karara konu olayda, başvurucular, 24 Aralık 1991 tarihinde Diyarbakır ili Kulp ilçesinde görev yapan kolluk güçlerinin, yasal koşulları oluşmamasına rağmen silah kullanmak suretiyle aralarında başvurucuların yakınlarının bulunduğu yedi […]

Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin Hukuki Dayanağı

Ceza muhakemesi hukukunun amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Doktrinde maddi gerçek, geçmişte yaşanmış ve bitmiş bir olay veya olaylar bütününün deliller aracılığıyla ortaya konulmuş hâli olarak tanımlanmaktadır[1]. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında ise adil bir yargılama yapılarak şüpheli ve sanığın haklarının korunması gerekmektedir. Nitekim mahkemelerin keyfi kararlar vermesi ve kişilerin mutlaka suçlu sayılarak cezalandırılmasının önüne geçilmesi […]

Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin Anlamı ve Hukuki Niteliği

Şüpheden sanık yararlanır ilkesi, ispat konusunda bir hususun şüpheli kalması hâlinde sanık lehine yorum yapılarak bir karara varılması anlamına gelmektedir[1]. Nitekim suçsuzluk karinesi ile hukuk devleti ilkesinin bir sonucu olarak, ceza yargılaması sonucunda suçsuz bir kimsenin cezalandırılmasındansa suçlu bir kimsenin cezasız kalması tercih edilmektedir. Aksi takdirde, hakkındaki şüpheye itibar edilerek suçsuz bir kimsenin cezalandırılması, toplumun […]

AYM Vermiş Olduğu İhlal Kararının Uygulanmaması Nedeniyle Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine Karar Verdi!

06 Aralık 2019 tarih ve 30970 sayılı Resmî Gazete’de Anayasa Mahkemesinin 07 Kasım 2019 tarih ve 2016/12506 başvuru numaralı “Aligül Alkaya ve Diğerleri(2)” başvurusuna ilişkin kararı yayımlanmıştır. Karara konu olayda, başvurucular, kendileri hakkında verilen hakkaniyete uygun yargılanma haklarının ihlal edildiğine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının derece mahkemeleri tarafından uygulanmadığını ileri sürmüşlerdir. Ayrıca hak ihlali sonrasında, yargılamanın […]

Basın Yoluyla Kişilik Haklarının İhlalinde Üstün Nitelikte Kamusal Yarar

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 24. maddesinin 2. fıkrasında bir hukuka uygunluk sebebi olarak daha üstün nitelikte özel ya da kamusal yarar hususu düzenlenmiştir. Bu hukuka uygunluk sebebinde, zarara uğrayan kişinin yararı ile saldırıda bulunanın yararının çatıştığı kabul edilmektedir. Böyle bir yarar çatışması bulunduğu takdirde, saldırıda bulunanın korunmaya değer daha üstün nitelikte bir yararı bulunması […]