İş Yargısında Zorunlu Arabuluculuk

I. ZORUNLU ARABULUCULUĞA İLİŞKİN DÜZENLEME A- Arabuluculuk ile Zorunlu Arabuluculuk Kavram ve Tanımları 1. Arabuluculuk Kavram ve Tanımı Arabulucu kelimesi “bir anlaşmazlıkta tarafları uzlaştıran kimse, aracı, uzlaştırıcı”; arabuluculuk ise “uzlaştırıcılık” anlamını taşımaktadır[1]. Bununla birlikte arabuluculuk etmek de “ara bulmada yardımcı olmak” şeklinde ifade edilmiştir[2]. Arabuluculuk ve uzlaştırıcılık Türk dili bakımından her ne kadar eş anlamlı […]

Ticari Uyuşmazlıkların İhtiyari Arabuluculuğa Elverişliliği

I. UYUŞMAZLIK VE ARABULUCULUĞA GENEL BİR BAKIŞ A- Uyuşmazlık ile Ticari Uyuşmazlık Kavramları 1. Uyuşmazlık Kavramı Uyuşmazlık kelimesi, “uyuşmama” hâlini ifade etmekte; iki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, anlaşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza ve sürtüşme anlamlarını taşımaktadır[1]. Anlaşmazlık ve uyuşmazlık kelime anlamı itibarıyla her ne kadar eş anlamlı olarak kullanılsa da; bu […]

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Kamu Düzenine Aykırılık Teşkil Eden Durumlar

Kamu düzeni kavramının tanımı ile kapsamı zamana ve yere göre değiştiğinden, Türk hukukunda kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil eden durumlar öğreti ve yargı kararlarıyla belirlenmiştir. Bu kapsamda yabancı mahkeme kararının hüküm fıkrasının Anayasanın veya hukuk sisteminin temel ilkelerine, Türk toplumunun ahlak yapısı ve âdetlerine aykırı olması; Anayasada yer alan temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan veya […]

Tüketici Hakem Heyetine Başvurunun Zorunlu Olduğu Hâllerde Doğrudan İlamsız Takip Yapılamaz!

26 Şubat 2020 tarih ve 31051 sayılı Resmî Gazete’de Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 14 Aralık 2018 tarih ve 2017/10065 E. 2018/12139 K. sayılı kararı yayımlanmıştır. Karara konu olayda, davacı, davalının ikamet ettiği dairenin kiralanmasına aracılık etmesine rağmen, hizmet bedeli olarak aralarında kararlaştırdıkları -bir kira bedeli olan- 800 TL’nin davalı tarafından kendisine ödenmediğini, bu doğrultuda başlattığı […]

Delil Avansı Yatırılmaması Hâlinde Davanın Usulden Reddine Karar Verilemez!

04 Aralık 2019 tarih ve 30968 sayılı Resmî Gazete’de Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 02 Ekim 2019 tarih ve 2019/6552 E. 2019/17198 K. sayılı kararı yayımlanmıştır. Karara konu olayda, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada bilirkişi incelemesi deliline dayanan davacının, bu delile ilişkin yargılama giderlerini karşılaması gerekirken verilen kesin süre içerisinde masrafı yatırmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi deliline […]

Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi Davasında Davacı Kimdir?

Anonim şirketin feshi davası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 531 uyarınca, halka kapalı anonim şirketlerde “sermayenin en az onda birini temsil eden payların sahipleri” ve halka açık anonim şirketlerde “sermayenin en az yirmide birini[1] temsil eden payların sahipleri”; kısa ifadesiyle, azınlık tarafından açılabilir. Bu oranda paya tek bir pay sahibi sahip olabileceği gibi birden […]

Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi Davasının İkincil(Tali) Nitelikte Olması

Azınlığın ihlal edilen menfaatlerinin kendisine tanınan diğer hukukî yollara başvurması ile korunması mümkünse, anonim şirketin feshine ilişkin davayı açmaması beklenir. Bir diğer söyleyişle, somut olaydaki ihlalle ilgili olarak, kanunda, esas sözleşmede veya pay sahipleri sözleşmesinde öngörülen başka bir yolla sonuç alınabilecekse bu davanın ikame edilmemesi gerekir[1]. Ancak her ne kadar ikincil nitelikte de olsa, fesih […]

İhtiyati Tedbir Yargılamasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce istenebileceği gibi, dava açıldıktan sonra da talep edilebilir. Bu durumda görevli ve yetkili mahkemede de buna göre belirlenecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 390. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkındaki görevli ve yetkili mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenebilecektir. Burada önemli olan […]