Kişilik Haklarının Konusu

Kişilik hakkı, konusuna giren kişisel varlıkların tamamını kapsamakta olup, kişilik hakkı konusuna giren tüm kişisel değerler, varlıklar ve menfaatler korunmaktadır. Öğretide ise, kişilik hakkı ile ilgili, genel kişilik hakkı ve özel kişilik hakları şeklinde bir ayrım yapılmaktadır. Bu görüşe göre, tek ve genel mahiyette bir kişilik hakkı mevcut olup, hukuk düzeni ile kişinin bizzat kendisi […]

Maddi Olmayan Kişisel Varlıklara Saldırı Hâlinde Manevi Tazminat

Maddi nitelikte olmayan kişisel varlıklardan anlaşılması gereken şeref ve haysiyet, özel yaşam, isim, resim ve özgürlükler gibi kişisel değerlerdir. Yasa koyucu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 58’de “kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören” ibaresi ile tahdidi bir sayım yapmamış ve kişilik haklarına giren hususları öğreti ve yargı kararlarına bırakmıştır[1]. I. Şeref ve Haysiyet Şeref, toplum […]

Maddi Zarar ile Manevi Zararın Karşılaştırılması

Maddi zarar, mal varlığına ve/veya şahıs varlığına yönelmiş haksız fiil sonucu kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Maddi zarar, elle tutulabilir, gözle görülebilirdir, bir diğer ifadeyle maddi zararın ispatı mümkündür. Bu nedenle ispat ve takdir de somut verilere dayanır[1]. Manevi zarar ise, genellikle şahıs varlığına yönelmiş haksız fiil sonucu kişinin manevi cephesinde meydana […]

Basın Yoluyla Kişilik Haklarının İhlalinde Haklı Savunma

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 63. maddesinin 2. fıkrası, haklı savunmayı hukuka uygunluk sebeplerinden biri olarak düzenlemektedir. İlgili hüküm, bir kişinin gerek kendisinin gerek başkasının şahıs veya mal varlığına karşı yapılan haksız saldırıları defetmek amacıyla, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamayacağını düzenlemektedir. Haklı savunmaya başvuran kişinin, hukuken himaye gören şahsi veya mal varlığı […]

Basın Yoluyla Kişilik Haklarının İhlalinde Rıza

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 24. maddesinin 2. fıkrasında, bir hukuka uygunluk sebebi olarak kişilik hakkı zedelenen kişinin rızası düzenlenmiştir. Burada hukuka uygunluk sebebi olarak düzenlenen rıza sonucunda, fiil hukuka aykırı olmadığından sorumluluk doğmamaktadır[1]. Rızanın, basın açıklamasından önce veya en geç açıklama anında verilmesi gerekmektedir. Böyle bir durumda, bu ana kadar verilen rızadan vazgeçilmesi mümkündür. […]