Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunması Hakkında Tedbirler Yönünden Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tanıma, Tenfiz ve İşbirliğine Dair Sözleşmenin Kanunlar İhtilafı Kuralları ile Türk Hukukunda Etkisi

I. Çocuğun Korunmasına Yönelik Tedbirler ve Velayet Sorumluluğu Yönünden Türk hukukunda yabancı unsurlu aile hukuku uyuşmazlıklarında uygulanacak kanunlar ihtilafı kuralları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 12 ila 20. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayrıca Kanunun 10. maddesinde vesayet, kısıtlılık ve kayyımlık müesseselerinde başvurulacak kanunlar ihtilafı kuralları belirlenmiştir. MÖHUK’ta velayet sorumluluğu ile çocuğun […]

Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunması Hakkında Tedbirler Yönünden Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tanıma, Tenfiz ve İşbirliğine Dair Sözleşmenin Yetkiye İlişkin Kuralları ile Türk Hukukunda Etkisi

I. Genel Yetki Kurallarına İlişkin Değerlendirme A- 1996 tarihli Lahey Sözleşmesinde durum 1996 tarihli Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunması Hakkında Tedbirler Yönünden Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tanıma, Tenfiz ve İşbirliğine Dair Sözleşmenin[1]  5. maddesi, çocuğun kişiliğinin ve mallarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasında genel yetki kuralı öngörmüştür. Anılan madde uyarınca çocuğun mutad meskeninin olduğu taraf devletin adli […]

Boşanma Davasında Maddi Tazminatın Amacı ve Özellikleri

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 174. maddesinde, boşanmada eşlerin talep edebileceği tazminat ve nafaka hüküm altına alınmıştır. Boşanmanın mali sonuçlarını ilgilendiren söz konusu hüküm uyarınca taraflar, koşulların oluşması hâlinde birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talep edebileceklerdir. Boşanma davasıyla birlikte veya boşanma kararından sonra maddi tazminat talep edilmesinin amacı, eşlerden birinin evlilik birliğinin sona ermesi nedeniyle […]

Zina Sebebiyle Açılan Boşanma Davasında Yoksulluk Nafakası

I. Genel Olarak Yoksulluk Nafakası 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 174 ve 175. maddelerinde, boşanmanın mali sonuçları olarak anılan maddi ve manevi tazminat ile nafaka hüküm altına alınmıştır. Buna göre anılan Kanunun 175. maddesinde yer alan, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak […]

Zina Sebebiyle Boşanma Davası Açılabilmesi İçin Gereken Koşullar

I. Evlilik Birliğinin Varlığı Zina sebebine dayanılarak boşanma davası açılabilmesi için gerekli olan ilk koşul, eşler arasında bir evlilik ilişkisinin bulunmasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 141 ve 142. maddelerinde evlenme töreninin yeri ve şekli düzenlenmiş olup, Kanunun 185. maddesinin 1. fıkrasında, evlenme ile eşler arasında evlilik birliğinin kurulacağı hükme bağlanmıştır. Zina, evlilik birliği içinde […]

Türk Hukukunda Zina

I. Cumhuriyet Dönemi Öncesi Durum Cumhuriyet döneminde kabul edilen kanunlarda zinaya ilişkin yapılan düzenlemelerin incelenmesinden önce, Osmanlı Devletinde esas olarak uygulanan İslam hukuku[1] çerçevesinde zinaya ilişkin düzenlemelere kısaca değinmekte fayda vardır. İslam hukukunun temel kaynağını oluşturan Kur’an-ı Kerim’de zinanın açık bir tanımına yer verilmemiş olmakla birlikte, Kur’an’da “çok çirkin ve kötü bir yol” olduğu gerekçesiyle […]

Evlilik Birliğinde Genel Olarak Hak ve Yükümlülükler

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun evlilik birliğine ilişkin hükümlerinin yer aldığı “Evlilik Hukuku” başlıklı birinci kısmının üçüncü bölümünde, evliliğin genel hükümleri düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 185 ila 201. maddeleri arasında yer alan genel hükümler, evlilik birliğinin kurulmasıyla doğan ve eşlerin birbirlerine karşı sahip oldukları haklar ile üstlendikleri yükümlülüklerin yanı sıra üçüncü kişilere karşı sahip oldukları hak […]

Ticari Uyuşmazlıkların İhtiyari Arabuluculuğa Elverişliliği

I. UYUŞMAZLIK VE ARABULUCULUĞA GENEL BİR BAKIŞ A- Uyuşmazlık ile Ticari Uyuşmazlık Kavramları 1. Uyuşmazlık Kavramı Uyuşmazlık kelimesi, “uyuşmama” hâlini ifade etmekte; iki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, anlaşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza ve sürtüşme anlamlarını taşımaktadır[1]. Anlaşmazlık ve uyuşmazlık kelime anlamı itibarıyla her ne kadar eş anlamlı olarak kullanılsa da; bu […]